Aromaterapi

Aromaterapi

Aromatik kokulara sahip bitkiler ve “güzel kokmak” insanların tarih boyunca ilgisini çekmiştir. Bu yüzdendir ki 6000 yıllık bir geçmişe sahip Aromaterapi. Aromaterapik bitkilerin güzel kokmalarının yanı sıra şifalı olduklarının da keşfedilmesi, aromaterapiyi aynı zamanda koruyucu hekimlik sistemi haline getirmiş. Hitit, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden beri insanoğlu hastalıklara çareyi doğada aramış, bazı bitkilerin vücuttaki etkilerini keşfetmiş. Bu bitkilerden ilaçlar, merhemler yapmışlar. Modern tıbbın ilerlemesiyle, belki maliyetleri düşürmek için, belki de bitki üretiminin daha zor olması sebebiyle, bitkilerin kimyasal yapısı kopyalanarak, sentetik üretim başlamış ve bugünkü ilaçlar çıkmış ortaya.

 

Aromaterapi Nedir?

Aromaterapiyi, uçucu yağların şifa için kullanılması olarak tanımlıyoruz. Aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağların fiziksel veya ruhsal tedavide kullanılması olan aromaterapi, tamamlayıcı tıp içerisinde de önemli bir yere sahip. Her biri ruha şifa olan bu yağlar aromaterapi yağları olarak adlandırılır ve bitkilerin kabuk, yaprak, çiçek, meyve ve tohumlarından çeşitli yöntemlerle elde edilir. 

Aromaterapi Yağları Nelerdir?

  • Lavanta Uçucu Yağı
  • Limon Uçucu Yağı
  • Portakal Uçucu Yağı
  • Biberiye Uçucu Yağı
  • Sedir Uçucu Yağı
  • Kekik Uçucu Yağı
  • Okaliptus Uçucu Yağı
  • Gül Uçucu Yağı
  • Günlük Uçucu Yağı
  • Nane Uçucu Yağı

 

Bu şifalı aromaterapi yağları, bitkilerin farklı yerlerinde saklı. Örneğin sedir yağı çamından, gül yağı yaprağından, lavanta yağı ise sap ve çiçeklerinden elde edilir. Elde edilen bu uçucu yağlar oldukça konsantre ve yoğun farmakolojik etkilere sahip. Kısacası ilk ilaçların bitkilerden elde edilmiş olması tıbbın kökeninin doğa olduğunun en güzel kanıtı.


Aromaterapi Yağları Nasıl Elde Edilir?

Günümüzde uçucu yağlar yani aromaterapi yağları çoğunlukla su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. Uçucu yağı kabuklarında saklı olan limon, portakal, bergamot gibi narenciye uçucu yağlarının elde edilmesi için ise soğuk sıkım yöntemi kullanılmaktadır.

Eski dönemlerde yağları çıkarmak için tohumlar, çiçekler ezilmiş önce. Suların içine konulmuş ya da yağın içinde bekletilmiş, güzel koktuğu fark edilmiş. İlk yöntemlerden biri de benmari usulü.  İbni sina 14. Yüzyılda, belki de aromaterapide bir milat kabul edebileceğimiz “imbikle distilasyon”u keşfetmiş. Aslında insanlık tarihi kadar eski aromaterapi ama bilinen en net bilgi Mısırlılara ait. Mumyalama töreninde kullanılan sedir ağacı yağı en eski aromaterapik yağ olarak bilinir örneğin. Aromaterapi ifadesini ilk kullanan kişi ise Fransız bir kimyager Rene-Maurice Gattefossé. Bu büyük buluşa bir tesadüfle imza atmış. 1910 yılında laboratuvarında çalışırken, çıkan bir patlamayla oluşan yanıklarının, lavanta yağı ile iyileştiğini fark eden ve yaralarının iyileşme hızından çok etkilenen ünlü kimyager daha sonra ömrünü uçucu yağlara adamış. 


 

Aromaterapi Yağları Nasıl Kullanılır?

Konsantre olan aromaterapi uçucu yağları tek başına kullanmak, istisnalar hariç, önerilmiyor.  Yoğun etkilerinden dolayı tek başlarına kullanmak yerine baz yağların içine ilave edilerek karışım halde kullanılmaları tavsiye ediliyor. Böylece baz yağlarla inceltmiş, seyreltmiş oluyoruz. Örneğin klasik bir masaj yağı, 100 ml susam yağı ile 2 ml lavanta ya da limon uçucu yağı içeriyor. Uçucu yağların şifasına, baz yağların nemlendirici, koruyucu, yumuşatıcı etkisi eşlik ediyor.


Uçucu yağlar bitkilerin yaprağında, çiçeğinde, sapında gizliyken, baz yağlar genelde çekirdek ve tohumlarda saklı ve soğuk sıkımla elde ediliyor. Hatta soğuk sıkım olması özellikle öneriliyor ki, ısıyla bitkinin yapısı bozulmasın, şifası kaybolmasın. Kullanıcılar olarak dikkat etmemiz gereken de hem %100 doğal olması hem de soğuk sıkım ya da distilasyon yöntemiyle elde edilmiş olması. Eğer tüm bu özelliklerden eminsek, kendimizi doğanın şifasına ve keyfine bırakabiliriz.

 

 
Aromaterapi Yağları ve Faydaları

Saf aromatik yağların, sakinleştirme, hücre yenileme, uykuya yardımcı olma, ağrı azaltma gibi zihinsel ve fiziksel olarak iyileştirici özellikleri bulunmakta.  Bazıları tek başlarına bazıları ise karıştırılarak kullanılıyor.  Ruhsal, zihinsel rahatlama ya da enerji verme için kullandığımız aromaterapi yağlarının, ortam kokulandırmada, banyolarda, ya da parfüm olarak kullanımları mevcut. Eski çağlarda her türlü sağlık probleminde kullanılan aromaterapi yağları, günümüzde masajdan, kozmetik ürünlere bir çok sektörde kullanılıyor.

Aromaterapi yağlarından lavanta uçucu yağı, enfeksiyon ve sivilceler için kullanılır. Antiseptik ve antifungal özellikleri ile örneğin yara dezenfektesinde çok başarılıdır. Mis gibi kokusu ile kozmetik endüstrisinin gözbebeği olan lavanta yağı, bu hoş koku sayesinde sinirlerimizi yatıştırmakta, öfke ve kaygı giderici olarak kullanılmaktadır. Kullanıldığı mekâna huzur vermektedir.

 

Limon, portakal vb. turunçgiller grubu uçucu yağlar enerjisiz, karamsar durumlar için iyimserlik sağlar. Kullanıldığı ortamda hafızayı kuvvetlendirir. Bağışıklığı güçlendirici etkisi olan limon yağı aynı zamanda harika bir dezenfektandır. Yağlı veya balıklı ellerinizi temizlemede çok başarılıdır.

 

Okaliptüs yağı kış aylarında nezle vb. problemlerde rahatlama sağlar. Sinüzit ve alerji tedavilerinde iyileşmeye yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Astım ve bronşitte de etkili olan okaliptüs yağını, örneğin hindistancevizi ile karıştırıp göğüs bölgenize sürerek öksürük ve tıkanıklık probleminizde rahatlama sağlayabilirsiniz.


 

 

Doğanın Mucizesi Aromaterapi

     

Doğanın mucizesi teknolojiyle buluştuğunda şifa oluyor kısacası. Elbette gün geçtikçe gelişen, ömrümüzü uzatan, bizi çaresiz durumlardan kurtaran, rahatlatan, hatta hayatımızı kurtaran ilaç endüstrisi vazgeçilmezimiz. Yıllarını insanların tedavisi için harcayan sağlık çalışanları en kutsal mesleğe sahipler. Hastanelere ve eczanelere duyduğumuz ihtiyaç kuşkusuz yok sayılamaz. 

 

Ancak doğanın mucizesi olan aromaterapi gerçek sağlık yolunda bir rehber olamaz mı? Doğa her zaman bir yol gösterici değil midir zaten? Güzel kokan şeyin aynı zamanda şifa olması doğadan bize bir çağrı gibi gelmiyor mu size de?

 

Milattan önce, Hipokrat’ın söylediği “Sağlıklı olmanın yolu, her gün aromatik banyo yapmak ve güzel kokulu yağlarla masaj olmaktır” sözü belki de her sorunda olduğu gibi sağlıklı yaşamda da kendimizi doğaya bırakmamız gerektiğinin bir işaretidir, ne dersiniz?